www.hiperteknoloji.org
yeniedebiyat Advertisement
Pazar, 05 Eylül 2010
 
 
Flaş Haber

Siz de yeniedebiyat.com'da yazmak ister miniz? İlgilenenler kısa özgeçmişlerini bize gönderebilirler.

 
CEVİZ VE KABAK PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 11 Temmuz 2007
CEVİZ VE KABAK
 
Sıcak bir yaz gününde,
Yemyeşil bir bahçede,
Geziniyormuş Hoca,
Sıcak vurmuş başına,
Kalmış kan ter içinde
 
Çökmüş ağaç dibine,
Başlamış hemen seyre.
Hoca ya onun özü,
Birden takılmış gözü,
Yağmur gibi yüzlerce
Ağaçtaki cevize.
Verememiş bir mana,
Yerde duran kabağa,
Şaşmak da ne kelime,
Dili dolanmış bir de:
— Sen yücesin Allah’ım,
Ben sana ne diyem,
Bir şey desem gönlümce,
Karışılmaz işine.
Kafamdan büyük kabak,
Kırk ceviz ancak bir tabak.
Anlamsız bu bence,
Kabak kalın sapı ince,
Döner durum birden terse
Şu cevize gelince.
 
Söylerken bunu Hoca,
Bir ceviz düşmüş kafaya.
Küçük olsa da ceviz,
Bırakmış iyi bir iz.
Çok pişman olmuş Hoca,
Gelmiş aklı başına:
— Tövbe Allah’ım tövbe,
Sual yok hikmetine.
Şükür ki kabak yerde,
Ağaç yuva cevize…
İyi ki yanılmışım,
Sonra ne yapardı başım?
 
Bekir KÜÇÜKKONUKSAL
 
Son Güncelleme ( Pazartesi, 13 Ağustos 2007 )
 
 
Top! 0.00003 sn. Top!