www.hiperteknoloji.org
yeniedebiyat Advertisement
Salı, 07 Eylül 2010
 
 
Flaş Haber

Siz de yeniedebiyat.com'da yazmak ister miniz? İlgilenenler kısa özgeçmişlerini bize gönderebilirler.

 
EY OKUR PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 11 Temmuz 2007

    Artık ne şekilde hitap edeceğimize bir türlü karar veremediğimiz Okur;
    Yeni bir yazı ile karşınızdayız. Neden bu şekilde, ne şekilde hitap edeceğimize bir türlü karar veremediğimiz okur, diye seslenmemizden başlayalım. Karar veremiyoruz çünkü yeniedebiyat.com diğer yazılarda da bahsettiğim gibi okunurluğu gün geçtikçe artarırken bizleri günde 200’e varan ziyaretleriyle kimlerin okuduğunu tam olarak bilemiyor ve bu nedenle büyüklerimize “Sevgili Okur” vs. şeklinde seslenerek hataya düşmek istemiyoruz. Ama şundan eminiz ki, lise ve üniversite öğrencilerinden tutun çeşitli fakültelerde vazife yapan birçok üniversite hocasına kadar geniş bir yelpazeden okurlarımız var ve biz onları gerektiğinde sevgili okur, sevgili dost şeklinde hitap edecek kadar seviyoruz. Onlar dabize bunu çeşitli vesilelerle gelen sıcak maillerle söylüyorlar.
    Bu mailler ister bir ilköğretim öğrencisinden olsun ister güzide bir profesörümüzden olsun her biri bizi ayrı ayrı heyecanlandırmaktadır. Bunda yeniedebiyat’ımızın geleceğini görmekteyiz.
    Bu sayımızdaki ankette okurlarımıza “Aruz günümüz şiirinde kullanılabilir mi?” diye sorduk. Açıkçası bizim de şaşırdığımız oranda “Kullanılabilir” cevabını aldık. Doğrusu biz okurlarımızla aynı kanaati paylaşmıyoruz; ama böylesi bir beklentinin de karşılanması gerektiğini, en azından isteyenlerce nasıllığını bir güzel tartıştıktan sonra hayat bulması gerektiğin düşünüyoruz.
    Ey okur, bu sayımızda Yahya Kemal’i işlemeyi düşündük ve sizin için bir yazı hazırladık. Yazı, adeta biyografi temelli anekdot düşme şeklinde vücud buldu. Bu yönüyle bizde yapısını bozmaya gerek görmeden fikirler manzumesi şeklinde okurlara servis yaptık.
    Neden Yahya Kemal? şundan, bir şekilde ilk yazımıza Poe ile başladık. Böyle başlayınca bir zincirleme yapalım diye onu ilgiyle okuyan ve Fransızca’ya kazandıran Baudelaire ile devam ettik. Devamında da Baudelare’e “şiirin Tanrısı” diyen Yahya Kemal’e yer vermek gerektiği gördük ve öyle yaptık.
    Yahya Kemal ile ilgili yazımızı okuyunca da göreceğiniz gibi Y.Kemal Modern Türk şiir’inin kapısını komplekslere kapılmadan aralayan ilk adamdır. Cumhuriyet Türkiye’sinin en baştan destekçisi ve besleyeni olarak Yahya Kemal süreç içinde çokta dahil olmasa a etkili olmuştur.
    Dildeki yozlaşmaya bulaşmamak için bazen kendisini geri tutan şair, zaman zaman da sıkıntılar yaşamış; tek başına bir otel odasında ölmüştür.
    Aslında Yahya Kemal bahsi çok su götürür. Bunlardan biri, Yahya Kemal’in Nazım Hikmetin de annesi olan Celile hanımla olan ilişkisi üzerinde çok konuşulacak bir konudur. Hele Nazım’ın Y.Kemal ile ilgili Memet Fuat’a “Aman oğlum, bunlar çok büyük sanatçıdır; bütün o sözler unutulup gider; Yahya Kemal gene dimdik ayakta kalır.” Sözü de üzerinde çok konuşulacak bir konudur.
    Yukarıda andığımız gibi bizi günde 200’e yakın okur okumakta. Bu yazılı edebi basın için, dergi için büyük bir rakamdır. Doğrusu aynısı internet dergicili içinde önemli bir durumdur. Bu konuda hayli ilgili olan bir arkadaşımızın deyimi ile “muazzam bir şey”dir. Çünkü kalbur üstü, popülerlikle prim yapmayan e-dergiler bugün ziyaret edilişlerini dahi açıklayamamaktadırlar. Biz ilk günden itibaren okura bunu sunduk. Oysa adını veremeyeceğimiz e-dergilerin yönetmeni arkadaşlarla bu konuyu konuştuğumuzda günde üç beş kişinin ziyaret etmesi “Sizin de moralini bozar, okurun da” diyerek buna karşı gelmişlerdi.
    Başyazıyı uzun tutmak istemiyoruz; çünkü Yahya Kemal küçük bir kitapçık olacak kadar uzun oldu. biz en iyisi aradan çekilip sizleri Yahya Kemal ve Sanatı ile baş başa bırakalım.
                                                                                                                                        Gazi Bozkurt/01.04.2006 -iSAM

Son Güncelleme ( Çarşamba, 11 Temmuz 2007 )
 
 
Top! -0.00001 sn. Top!