www.hiperteknoloji.org
yeniedebiyat Advertisement
Pazar, 05 Eylül 2010
 
 
Flaş Haber

Siz de yeniedebiyat.com'da yazmak ister miniz? İlgilenenler kısa özgeçmişlerini bize gönderebilirler.

 
BİYOGRAFİLERE DAİR PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 12
Kötüİyi 
Cuma, 29 Haziran 2007

      Her geçen gün www.yeniedebiyat.com okunurluğunu artırmaktadır. Bu kadar kısa bir sürede yeniedebiyat.com’un tanınır ve okunur olması bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. Bunu, kendini sürekli yenileyen ve yenilenmenin gerekliliğini bilen bir site olmasına bağlıyoruz.

       Aslında mahdut olmasını planladığımız sitemizin okurlarından gelen talepler doğrultusunda yeni açılımlarla kanat açmaktadır. Daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi yeniedebiyat.com, okul olma misyonunu geliştirerek okurlarının talepleri doğrultusunda yeni ufuklara kapı açmaktadır. Bu da adı üzre “yeni”ye açık olma gerekliliğinin kalıcı kılınmasını getirmektedir.
    Bu hususta yeni olarak Türk ve Dünya Edebiyatının önde gelen şair ve yazarlarını özellikle genç okurlarımıza hizmet edecek şekilde işlemeyi planlıyoruz. Düzenli olarak ele alacağımız bir şair ve yazarın biyografisinden tutun da poetikası, düşünceleri, sancıları, sanata bakışı, sanatının gözüyle hayata bakış gibi okurlarımıza ve bize yol gösterebilecek bir şekilde derin bir çerçevede işlemeyi düşünüyoruz.
    İlk aşamada bizden Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Tevfik Fikret; bunlara paralel ve öncekilere etki kuşağı içinde Edgar Allan Poe, Charles Baudelaire'i ele aldık.
    Neden Poe? Doğrusu Poe’yu herhangi bir periyodik nedenle seçmedik; ama okurlarımızın “Kuzgun”un nasıl yazıldığını bilmesini istedik. Bu şekilde daha faydalı olacağını düşündük.
    Sevgili okurlar, biraz da sizden gelen mesajlardan bahsetmek isteriz. Sitemize bugüne kadar birçok okurdan mesajlar geldi. Her yaştan, her meslekten, her memleketten olarca mesaj… Bu mesajların bazıları tebrik ve teşekkür mesajlarıydı. Bir kısmı ise bizden istenen bazı yardım vs.leri içeriyordu. Bunların yanında eleştiren, sorgulayan mesajlar da vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse okumaktan en çok zevk aldığımız mesajlar bu gruba giren mesajlardır. Çünkü bu mesajlar bizlere boy aynası vazifesi yapmaktadır. Örneğin geçenlerde aldığımız bir mesaj, bizim için çok yönlü faydası olan bir mesaj olmuştur.
    Bu mesajda okurumuz, İhsan Deniz ile yaptığımız röportajı beğenmediğini ve röportajın böyle yapılmayacağını söylüyor. Hatta “Röportaj yapanın şairle ilgili bir fikri olduğunu sanmıyorum.” diyor. Adı bizde saklı okurumuza bir noktada katılmadığımızı söylemek mümkün değil. Ama bizler röportajı yapan arkadaşın, bu röportajı yüz yüze değil de mail gönderme şeklinde yaptığını bildiğimiz için bu şekilde yayımladık.
    Bu noktada arkadaşımızın gerçekleştirdiği röportajın arka planından bahsetmek istiyoruz. Arkadaşımız, İhsan beyden mail aracılığıyla röportaj için randevu istendi. İhsan bey de röportaj için soruları isteyince arkadaşımız soru hazırlama sürecine girdi. Aslında bizim muradımız röportajın karşılıklı konuşma şeklinde yapılmasında idi. Ama hâl böyle olunca Yayın Kurulumuz, arkadaşımıza hali hazırda yapılan röportajdan farklı bir röportaj beklentisi içinde olduğunu söyledi. Hatta yazılı röportajın sıkıntılarını en aza indirmesi gerektiğini de eklediler. Bu doğrultuda sorular oluşturulurken ıhsan bey ile daha önce yapılan röportajlar bir araya getirdi. Bunlarda şair’in özelde son çıkardığı kitaplar merkeze alınarak yapıldığı tesbit edildi. Yeniedebiyat.com biraz daha genelden, hani nerdeyse şairin poetikası sayılabilinecek genellikleri, bahsedilmesine ağırlık vermeyi önceledi. Ve bu doğrultuda sorularını hazırladı. Bizim de görüş ve sorularımızı ekledikten sonra şair’e mailledi. Uzatmayalım, röportaj metni geldiğinde bazı sorularda maksadımızın anlaşılamadığı görüldü. Bazı yerlerde ise, doğal olarak, cevaplar beklediğimiz şekilde değil şairin uygun gördüğü uzunlukta idi.
    Neticede ne olursa olsun ortaya bir eser çıktı. Bu birçok noktadan eleştiri alabileceği mümkün metin, birçok da artıları içerdiğini düşünüyoruz. Özellikle şairin şiire, en azından genel olarak, bakışını net olarak görebiliriz. Şair’in imgeye bakış açışı ve “Folklor şiire düşman mıdır?” sorusuna verdiği cevap bizce şair’in portresini bize sunmuştur bunların yanında “Taşrada şair olmak ’berbat’ bir şey! Taşrada ‘şair kalmak’ ise, çok daha berbat bir şey!” sözü eğer ironi içermiyorsa birçok şaire, şair adaylarına çok şey söyleyecektir.
    Tabi bunlar mazeret teşkil edemez. Buradan gördük ki en iyi röportaj yüz yüze yapılandır. Çünkü bu şekilde sorulan sorularda maksadın anlaşılmasının önüne o an geçilebileceği gibi akabinde sorulacak sorulara imkân vermektedir. Bir de verilen cevaplar kalemin/klavyenin süzgecinden geçince ister istemez seçilmeyi, seçilme de kısalması/azalmayı getirmektedir. Malumdur ki konuşmak, yazmaktan daha dostça ve evladır. Bu nedenledir ki dostlarımızdan gelen mektuplarla bir dereceye kadar vuslata ulaşsak da bu çok geçmeden özlemin derecesini artırmaya hücum eder. Neyse laf uzun…
    Değerli Okurlar, sözün sonuna doğru, “yetkili şair/yazar” arkadaşlara birkaç kelam etmek istiyoruz. Otuzun üzerinde yetkili yazar/şair arkadaşımızdan beklentimizin altında eserler geldi. Yoksa üzerlerine ölü toprağı mı serpildi? Eğer öyleyse yaklaşan bahara öykünüp üzerlerindeki toprağı silkelemelerini salık veririz.

                                                                                                                        Gazi BOZKURT
                                                                                                                            Editör


  
Son Güncelleme ( Pazar, 19 Ağustos 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
Top! -0.00000 sn. Top!