www.hiperteknoloji.org
yeniedebiyat Advertisement
Pazar, 05 Eylül 2010
 
 
Flaş Haber

Siz de yeniedebiyat.com'da yazmak ister miniz? İlgilenenler kısa özgeçmişlerini bize gönderebilirler.

 
ŞAİRİN ÖLÜMÜ PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 13 Ağustos 2007

ŞAİRİN ÖLÜMÜ

            Bizde neden şair ve yazarlar ölünce kıymetlenir, onlara karşı ilgi artar, sorusu beni zaman zaman düşündürmüştür.

            Ben, şair ve yazarların bu durumunu biraz da yalnızlığında buluyorum. Bizde zaten zor yetişen bir şey şair ve yazar. İlk ışığını vermeye başladığında hemen dikkat çeker bu yüzden. Hayranları hemen oluşuverir. Fanatiği mi demeli?

Bunun nedenini okuryazarlığa milletçe uzak olmaklığımızda aramalıyız gibi geliyor bana. Bundandır ki adliye önündeki arzulhalciler toplumun saygı duyduğu kişiler olmuşlardır. Adam dilekçe yazabiliyor hem de avukatçasına. Daha ne olsun. Üstelik ucuz.

            Ara verdiğimiz yerden devam edelim. Mahallemizde biri biraz fazla okuya dursun, elinde kalın bir kitapla gezsin, hemen hayranlığı hak eder. Hak eder ama bir o kadar da uzaklaşır bizden. Öyle bir uzaklık ki mahallenin delisine en yakın. Tekin bulunmaz. Çoğunca kafayı yediği bile düşünülür; ama herkes onun yerinde olmaya da can atar. Burası biraz eğlenceli tarafı ama bizde her şey tekil çıkar; organize işler azdır. Hele söz konusu yazarlık çizerlikse daha da fazla…

            Giderek ülke çapında işler çıkarıyor olmak onu hem biraz daha uzaklaştırır hem de sahiplenmemizi artırır. Ama öyle bir sahiplenme ki duymasın der gibi sesler kısılır mahalleli onu konuşurken. Neme lazım, ya duyarsa? Dedik ya tekin değildir. Daha doğrusu sağı solu çok belli değildir.

Bizim mahallede bir ağabey hep tek başına gezerdi elinde kalın bir kitapla. Ben bir defasında biraz yakınlık duymuş yaklaşmıştım ona. O kalın kitabını kafamda buluvermiştim “güm” diye. O günlerde o kalın kitapları kendisine yaklaşanlara indirmek için taşıdığını düşünmekte idim. Ama olsun arkadaşlar o sıralar gıpta ile bakmıştı uzun bir süre. Herhalde cesaretimden dolayı… Haksızlık etmek istemem. Ben birkaç kez o ağabeyi kitabına bakarken görmüştüm. Bakmak hiç olmazsa okumaya en yakın olandır.

Hani etrafına yaklaşılmasına izin verenler de yok değil; ama bir dereceye kadar. Soru sorsunlar da zavallıları aydınlatayım diye. Yalnız hangi soruların sorulacağını da o tutuşturur soranlara.

Doğrusu kurgu değil yazdıklarımız. Haksızlık etmemeye de bir o kadar dikkatliyiz. Şair ve yazarlar da kurgusal değildir. Çoğul hak etmişlerdir yerlerini ama tek kişinin sığabileceği bir tepe meydana getirerek ve oraya kurularak. Hal böyle olunca bu şair ve yazarların ölünce kontrolü daha kolay olmakta. Çünkü kontrol dışı hareketleri yoktur artık. Örneğin biz şairin sevmediği bir kişi de kolayca cenazesine gelir. Sağlığında yanında görmek istemediği kişi de onun ölümü ile rahatça müridi olduğunu ilan edebilir. Bu onun tarihî bir olgu olduğundandır artık.

Tarihî deyince yazarların ölümlerinin durmaları olduğu da aklıma geliyor. Öyle ya tanımlama, anlatma için bir fikrin duraganlaştırılması, durdurulması gerekir. Şair hareket halinde iken seyahatine devam ettiği için nerede, nasıl duracağı belli olmadığı gibi hızının da ne kadar olduğunu kestirmek herkes için kolay bir şey değil. Hele de çok hız yapanlar daha zordur.

Tabi bu durumun ticari yönü de yok değil. En çok mirasçıları katma değerini artırmak için yaparlar bunu. Öyle ki bugün birçok aile/yayınevi bu tür külliyatlarla ayakta durmaktadır, üstüne bir taş dahi koymadan.

Ülkemizde fikir eserlerinin, roman vb.’nin telif hakkı yazarın geride kalanlarına elli yıl ile sınırlandırıldığı malum. Bu sınırlandırma, bizim iş bilen bürokratlarının durumu çok iyi çözümlemiş olmasındandır. Öyle ya aslan avı terk etmelidir ki çakallar, akbabalar sonra börtü böcek hesabına düşeni alsın.

Daha çok şey söylenebilir ama her şeyi biz söylemeyelim diye bir şey daha ekleyerek bitireceğim.

Milletçe balık hafızasına sahip olmamamız da etkilidir bu durumdan. Hemen bize yapılanı unuturuz. Öyle değil mi mahalleye çektiren bir şakinin cenaze namazında hemen herkesin “İyi biliriz.” dediğine çoğumuz şahit olmuşuzdur. Bunu bilerek mi yaparız bilmeden mi bilinmez bir yere giderken, ayrılığı kullanarak haklarını helal ettirmeyi çukka etmek isteyenleri de mevzuya uymasa da burada zikretmek istedim, nedensiz.

Alören/09.08.2007

  

 
Son Güncelleme ( Pazartesi, 13 Ağustos 2007 )
 
 
Top! 0.00001 sn. Top!