www.hiperteknoloji.org
yeniedebiyat Advertisement
Pazar, 05 Eylül 2010
 
 
Flaş Haber

Siz de yeniedebiyat.com'da yazmak ister miniz? İlgilenenler kısa özgeçmişlerini bize gönderebilirler.

 
EDEBİYAT-I CEDİDE VE BİZ PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
Salı, 10 Temmuz 2007

           2006 Nisan ayı ortasında Tevfik Fikret’i çalışmıştık. Oldukça yoğun bir uğraşıdan sonra geniş bir Tevfik Fikret değerlendirmesini sitemizde yayınladık. Umarız fayda hâsıl olur.

            Bizim oldukça faydalandığımız bu süreçte, Serveti Fünuncuların yaşadıklarını yeniden yaşıyor gibi olduğumuz  günler gözümüzün önüne geldi. Buradan ismimizin koyarken Edebiyat-ı Cedide ile reflekslerimizin aynı olduğunu farkedebilirsiniz. Ne de olsa onlar da bizler de yenilgi yaşayan bir milletin fertleriydik. Belki de farkımız şokun üzerinden bir hayli vaktin geçmiş olmasıdır. Tarihin tekerrür ettiği bir dilimde yeni şok dalgaları belki de yer değiştirse de devam etmektedir. Bu nedenle farkımızı, duruma alışma olarak değerlendirebiliriz. Bizi tanıyanlar sözlerimizden bir damlacık da olsa yılgınlığın eseri olmadığını bilirler; ama bu aymazlık içinde olmadığımızı da teyit eder. Bu nedenle biz de bir zamanlar edebiyatımızın değişmesini isteyenler gibi Edebiyat-ı Cedide diyoruz. Evet, Edebiyatı Cedide diyoruz ama yangına düşmüş öncelerimizden daha serinkanlı görünebiliyoruz. Görünebiliyoruz diyoruz çünkü olanla görünenin ne denli farklı olduğunu bilenler “kaybedenlerin torunlarının” üç yüzyıldan fazla bir süredir neler çektiğini ve çekmekte olduklarını daha iyi anlayabilsinler diye. Aslında kan yutup kızılcık şerbeti içtiğimiz çok bilinen bir vakıadır.

Bu sayıda işlediğimiz Tevfik Fikret, şüphesiz üzerinde çok tartışmalar yaşanmış bir şairdir. Dedesinin Çankırı’nın Çerkeş ilçesinden kalkıp İstanbul’a yerleşmesi ile başlayan Fikret’in netameli hayat çizgisi, onun peşini ömrü boyunca bırakmamıştır. Galatasaray Sultanîsini birincilikle bitiren Fikret, Sitayiş-i Hazret-i Padişahı ve benzeri şiirleriyle dikkatleri çekmiş ve giderek sonrasında Edebiyat-ı Cedide’nin bayraktarlığına kadar yükselmiştir. Osmanlıca haliyle sitemizle aynı adı taşıyan Edebiyat-ı Cedide, Fikret’e,  Fikret’in ifadesiyle “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” yapısıyla şüphesiz çok şey borçludur. Bizim de çıkışımızda söz konusu olan “yeni bir edebiyat” meydana getirme düşüncesi, “Neden Yeniedebiyat?” linkimizde işlediğimiz üzere o zamanların yeniedebiyat arayışçıları ile birçok noktada paralellik arz etmektedir. Bir farkla ki biz ileride ayrıntısı ile okuyucularımıza “proje” olarak duyuracağımız, var olanı yıkmak yerine “dokusunu kaybetmeyen geçmişle”  günümüzün ve yarını birlikte bir teknede yoğurup İslam Medeniyetinin yeniden teşekkülüne zemin oluşturmak şeklinde izah edebileceğimiz gayretin içindeyiz. Bunun için yola çıktık; devam ediyoruz ve edeceğiz de.  

“Bir hayal kurmaya var mısınız?” başlığını taşıyan bu proje, zihnimizde olgunlaşmasını tamamlarken, çeşitli okumalarla açılımlar yapabilmenin imkânlarını kullanarak fırsat vermesine çalışmaktayız. Aslında bu düşünce öteden beri bizde vardı; ama Servet-i Fünuncuları okurken bize daha somut hareket etmenin gerekliliğini kulağımıza fısıldaması ile harekete geçmiş olduk.

Haziran ayı isim tescilimizin birinci yılının dolduğu anlamına geliyor. Bir yıl… Çok uzun bir zaman dilimi değil; ama günün asra bedel olduğunu bilenler bir yıllık süreçte neler yaşadığımızı, duyduğumuzu, duyumsadığımızı ve hayal ettiğimizi az çok kestirebilirler. Nice yıllara temennisiyle bu seremoniyi geçelim

            Anketimizde Serveti Fünuncuları sormuştuk. Okurlarımızın okumalarının bir zamanında bu dönemi ilgi ile takip ettiklerini gördük. Yeni anketlerde ve yazılarda buluşmak dileğiyle…

                                               Editör                         

Gazi BOZKURT Atakent/ 08 Haziran

  

"

Son Güncelleme ( Pazar, 19 Ağustos 2007 )
 
< Önceki
 
Top! 0.00000 sn. Top!